Yardımlaşma ve Dayanışmanın Önemi
Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur: "İyilik ve takvada birbirinizle yardımlaşın. Günâh ve düşmanlıkta yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının." (Maide, 5/2) Resûlullah (s.a.s.) da şöyle buyurur: "Bir mü'minin diğer mü'min karşısındaki durumu bir kısmı diğer kısmını sağlamlaştıran binanın durumu gibidir."
Dünya bir imtihan âlemidir. Burada hiç kimsenin yarını garanti altında değildir. Bugün başkasına yardım edebilecek olan bir kişinin yarın başkasının yardımına ihtiyaç duyacak hale gelmesi ihtimal dışında değildir. İşte bu yüzden Yüce Allah, mü’minler arasında dayanışma ve yardımlaşma ruhunun her zaman canlı tutulmasını istemiştir.
Dayanışma ve yardımlaşmanın önemi hakkında Kur’an-ı Kerim’de pek çok âyet bulunmaktadır. Ayrıca Resûlullah (s.a.s.)’in hadislerinde bu konuda önemli teşvikler mevcuttur. Sahabilerin hayatından çok müstesna örnekler çıkarabiliriz. Ensârın, muhacirlere kucak açmaları, evlerini onlarla paylaşmaları hatta mallarını ikiye bölerek yarısını onlara verme teklifinde bulunmaları en bariz örnektir.
Eğer en güzel uygulamasını sahabe hayatında gördüğümüz o yardımlaşma ve dayanışma ruhu yeniden canlanır ve Müslümanların hayatlarına hâkim olursa o zaman gerçek anlamda bir ümmet dayanışması gerçekleşmiş olur. Bu dayanışma da Müslümanlarda güven ve umudun canlanmasına vesile olur. Eğer güven ve umut canlanırsa insanların içinde bulundukları şartlara sabretmeleri daha kolay olur.
Bütün bu sebeplerden dolayı dayanışma ve yardımlaşma ruhunu yeniden canlandırmamız, pratik hayatımıza yansıtmamız ve bunun için bütün fırsatları değerlendirmemiz gerekmektedir.
Zekât Kampanyaları
Zekât vermek, Allah’ın farz kıldığı bir görevdir ve İslâm’ın beş temel şartından biridir. Kur’an-ı Kerim’de zekâtın verilmesini emreden onlarca âyet bulunmaktadır. Bu âyetlerin birçoğunda zekât hemen namazdan sonra zikredilir. Namazın İslâm’da birinci önceliğe sahip ibadet olduğu düşünülürse, zekâtın birçok âyette hemen namazdan sonra zikredilmesi bu ibadetin de Allah katında ne kadar büyük bir ehemmiyet arz ettiğini gösterir.
Bunların bazılarında Yüce Allah şöyle buyurur:
“Namazı kılın, zekâtı verin ve rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.” (Bakara, 2/43)
“Onlar, kendilerine yeryüzünde iktidar verirsek namazı kılar, zekâtı verir, iyiliği emreder ve kötülükten sakındırırlar. İşlerin sonu Allah'ındır.” (Hacc, 22/41)
“İnsanların malları içinde artması için verdiğiniz faiz Allah katında artmaz. Ama Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekât(a gelince) işte (zekâtı verenler ecirlerini) kat kat artıranlardır.” (Rum, 30/39)
Zekât kelime olarak da arınma, temizlenme anlamına gelir. Yani insanın kazandığı malı helal ve temiz hale getirebilmesi için onun zekâtını çıkarıp ihtiyaç sahiplerine vermesi gerekir. Bundan dolayı Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Onların mallarından sadaka al ki onunla kendilerini temizleyesin ve arındırasın.” (Tevbe, 9/103)
Yine bu yüzdendir ki birçok fıkıhçı zekâtı verilmeyen malın helal ve temiz olmayacağını vurgulamıştır. Üzerine zekât farz olan bir kimse malının kırkta birini Allah’ın emrettiği şekilde hak edenlere verirse geriye kalan miktarını da temiz ve helal hale getirmiş olur. Bunu yapmazsa malının tamamını kirli bırakmış olur.
Kur’an-ı Kerim, zekâtın farz olduğunu bildirmekle birlikte kimlere verilmesi gerektiği konusunda da açık hüküm ortaya koymuştur. Bu konuyla ilgili ayet-i kerimede kendilerine zekât verilebilecek sekiz sınıf şu şekilde sıralanır: “Sadakalar (zekâtlar) Allah tarafından bir farz olarak, yoksullara, düşkünlere, onların toplanmasında çalışanlara, gönülleri İslam'a ısındırılacak olanlara, kölelere, borçlulara, Allah yolunda olanlara ve yolda kalanlaradır. Allah âlimdir, hakimdir.” (Tevbe, 9/60)
Dolayısıyla zekât sadece Kur’an-ı Kerim’de belirtilen sekiz sınıf insana verilir. Diğer hayır işlerine, genel hizmetlere vs. kullanılamaz.
Filistin topraklarında zekât almaya müstahak yüz binlerce hatta belki milyonlarca ihtiyaç sahibi bulunmaktadır. Bu insanların çevrelerinde de zekâtla mükellef pek zengin kimse bulunmadığından, İslam coğrafyasının diğer bölgelerinden gelecek yardımlara muhtaç durumdadırlar. Belki zekâtta kendi yakın çevremizi gözetmemiz gerektiğini düşünme ihtiyacı duyabiliriz. Ancak o insanların yakın çevrelerinde zekât verebilecek, yardım edebilecek pek kimse olmadığını, neredeyse tamamının yardıma muhtaç halde olduklarını da dikkatten uzak tutmayalım.
Kudüs Vakfı Filistin’deki ihtiyaç sahiplerine de zekâtlardan bir pay ayrılması, böylece bu dini vecibenin yerine getirilmesi suretiyle onların sıkıntılarının nispeten azaltılması için zekât kampanyaları düzenlemektedir.
Mallarınızın zekâtlarını Kudüs Vakfı vasıtasıyla Filistin’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırabilirsiniz.
Yetim Kefaleti
Kur’an-ı Kerim’de yetime sahip çıkmanın önemi birçok ayet-i kerimede vurgulanır. Bunlardan birinde Yüce Allah şöyle buyurur: “İyilik yüzlerinizi doğuya veya batıya çevirmeniz değildir. Ancak iyilik, Allah'a, âhiret gününe, meleklere, Kitab'a ve peygamberlere iman eden, O'nun sevgisi ile malı yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yolda kalmış olana, dilenenlere ve kölelere veren, namazı kılan, zekâtı veren, söz verdiklerinde sözlerini yerine getiren, darlıkta, hastalıkta ve savaşın kızıştığı anda sabreden kimselerin yaptıklarıdır.” (Bakara, 2/177)
Bazı âyetlerde de inkârcı kesimin özellikleri sıralanırken onların yetimi ihmal ettiklerine dikkat çekilir. İşte bir örnek: “Hayır. Aksine siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz. Yoksula yemek vermeye teşvik etmiyorsunuz.” (Fecr, 79/17-18) Belki hepimizin namazlarımızda sıkça okuduğumuz Maun suresinde de şöyle buyurulur: “Dini yalanlayanı gördün mü? İşte o yetimi iter kakar.” (Maun, 107/1-2)
Ebu Umame (r.a.)'nin rivayet ettiğine göre Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:
"Kim, Allah'tan başkasının okşamadığı bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her bir saç tanesi için sevaplar yazılır. Kim de bir yetim kız veya erkek çocuğa iyilik ederse onunla ben cennette şu iki parmak gibi oluruz." Resûlullah (s.a.s.) bunu söylerken orta ve işaret parmağını yan yana getirerek aralarını hafifçe ayırdı.
Filistin’de on binlerce yetim çocuk bulunuyor. Çocuklara Merhameti Yaygınlaştırma Cemiyeti sadece Gazze bölgesinde 22 bin yetim çocuk bulunduğunu açıkladı
Yapılan yardımların azlığı sebebiyle bu yetim ve ilgiye muhtaç çocukların çok az bir kısmına el uzatılmıştır. Yetimlerin kefaleti programının amacı durumu iyi olan birinin Filistin’den bir yetimin geçimini üstlenmesi ve ona aylık olarak düzenli bir yardım göndermesidir. Bu programa katılmak isteyenlere geçimlerini üstlendikleri yetimler hakkında ayrıntılı bilgiler verilecek ve kendileriyle doğrudan irtibat kurulmasına da yardımcı olunacaktır.
Gıda Yardımları
Hayatta kalabilmenin şartı beslenmek, gıda almaktır. Bundan dolayıdır ki İslam açlığa, gıda yetersizliğine karşı mücadeleye büyük önem verir. Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah seçkin mü’minlerin özelliklerini sayarken şöyle buyurur: “Kendilerinin ona sevgi duymalarına (o yiyecekleri gönüllerinin çekmesine) rağmen yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler. "Biz size sadece Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve teşekkür istemiyoruz. Çünkü biz yüzlerin asılacağı, zorlu bir gün dolayısıyla Rabbimizden korkarız." (İnsan, 76/8-10) Resûlullah (s.a.s.): “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” diye buyurur. İslam’da bazı hataların cezası, birtakım günâhların keffareti bir ya da daha fazla yoksulun karnının doyurulmasıdır. Bu da açlık ve gıda yetersizliği sorununun çözümüne İslâm’ın büyük önem vermesinden ileri gelmektedir.
Günümüzde bütün teknolojik gelişmelere rağmen açlık ve gıda yetersizliği sorununun insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan bir olması İslâm’ın bu konuya önem ve öncelik vermesinin ne derece anlamlı olduğunu göstermektedir.
Dünyada gıda yetersizliği problemini en ciddi şekilde yaşayan bölgelerden biri de Filistin’dir. Çünkü Filistin halkı bir asırdan beridir ciddi baskılarla karşı karşıya olduğu gibi son dönemde uygulanan ekonomik ambargo sebebiyle sıkıntılar kat kat artmıştır. Artık bu engellerin aşılması ve mağdur durumdaki insanlara el uzatılması gerekmektedir.
Kudüs Vakfı, Filistin halkına gıda yardımı kampanyaları düzenleyerek o insanlara zorunlu gıda maddelerini içeren paketler hazırlamakta ve bu paketleri ihtiyaç içindeki ailelere dağıtmaktadır. İsteyenler vakfımızla irtibata geçerek bu paketlerden bir tanesini doldurabilir ve böylece ilgiye muhtaç, yoksul bir ailenin en azından bir aylık zorunlu gıda maddelerini temin etmiş olurlar.
Yıkılan Evlerin Yeniden İnşası ve Ev Onarımı
Filistin halkı kendi öz yurdunda özgürlüğünden yoksun bırakıldığından çeşitli haksızlıklara maruz kalıyor. Bu haksızlıklardan biri de evlerinin yıkılmasıdır. Özellikle son Aksa İntifadası döneminde binlerce ev yıkıldı. Bu evlerin yıkılması on binlerce ailenin evsiz kalmasına sebep oldu. Çünkü yıkılan evlerden bazıları birkaç katlı ve onlarca ailenin ikamet ettiği apartmanlar. İsrail bu yıkım işlemleriyle en başta Filistinlileri göçe zorlamayı ve böylece Filistin topraklarındaki Filistinli nüfusu azaltmayı hedeflemektedir. Ancak o insanlar için üzerinde oturdukları toprak kuru bir toprak değil kutsal bir vatan toprağıdır. Vatan toprağı ise insanın canından aziz bildiği yerdir. Bu yüzden Filistinli her türlü zorluğu göze alarak o topraklar üzerindeki varlığını sürdürme azmini haklı olarak korumaktadır. Bizim de bu insanlara sahip çıkmamız ve evleri yıkılan insanların evsiz yurtsuz bir şekilde sokağa atılmalarına rıza göstermememiz gerekir. Kudüs Vakfı evleri yıkılan ailelerin yeniden sıcak bir yuvaya kavuşmaları için kendilerine yardımcı olmaya çalışmakta, bu amaçla, yıkılan evlerin yeniden inşası ve zarar gören evlerin tamiri için kampanyalar düzenlemektedir. Sizler de bu kampanyalara katılarak o insanların yıkılan yuvalarına tekrar kavuşturulmalarına yardımcı olabilirsiniz.
Ramazan ve Kurban Kampanyaları
Ramazan hayır ve bereket ayıdır. Bu ayın bereketi sebebiyle Müslümanların birçoğu mallarının zekâtlarını bu ayda vermekte, infak ve tasadduklarını artırmaktadırlar. Ayrıca bu aya özel olarak konulmuş fıtır sadakası (fitre) gibi özel tasadduk türleri bulunmaktadır.
Bilindiği üzere Ramazan orucunun temel hikmetlerinden biri açların, yoksulların, ihtiyaç sahiplerinin hatırlanması, onların maruz oldukları sıkıntıların ve zorlukların fiilen hissedilmesidir. Mü’minler arasında Ramazan ayında yardım ve tasadduk ruhunun canlanması da Ramazan ayının bir bereketi olduğu gibi aynı zamanda oruç ibadetinin bu hikmetinin bir tecellisi olsa gerek.
Kudüs Vakfı, Ramazan ayının bereketinden Filistin’deki mağdur ve yoksul insanların da yararlanabilmesi için bu aya özel kampanyalar düzenlemektedir. Bunlardan biri oruçluya iftar programıdır. Bilindiği üzere oruçluya iftar verilmesi Resûlullah (s.a.s.)’in tavsiye ettiği bir ameldir. Resûlullah (s.a.s.) bir oruçluya iftar verenin onun sevabı kadar sevap alacağını, bununla birlikte oruç tutanın sevabından bir şey eksiltilmeyeceğini bildirir. Filistin’deki mağdur insanlar gündüz oruç tutarken akşam iftarlık bir şey bulmakta zorlandıklarından onlara bir iftar vermenin sevabı umarız çok daha fazla olacaktır.
Ramazan’da ayrıca bu aya özel sadaka olan fitrenin Filistin’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için kampanya düzenlemektedir.
Ramazan’da artan duyarlılıktan ve yardım gayretkeşliğinden Filistin’deki ihtiyaç sahiplerin yararlanması için bunların dışında da çalışmalar yürütmektedir.
Benzer kampanyaları kurban bayramı münasebetiyle de düzenlemekte ve kurbanlarını Filistin’de kestirmek isteyenlere aracılık etmektedir.
Bayram Hediyeleri
Bayramlar neşe ve sevinç günleridir. Ama bir insanın bayramlardan manasına uygun bir haz alabilmesi için gönlünün rahat, içinde bulunduğu ortamın huzurlu olması gerekir. Ne yazık ki Filistin topraklarındaki durum ve şartlar oralarda yaşayan insanların bayramlarının hep buruk geçmesine sebep olmaktadır. Bu şartlarda yaşayan insanların bayramlardan manasına uygun bir haz ve tat almaları oldukça zordur. Bizler en azından onların biraz yüzlerini güldürecek bir şeyler yapabilirsek belki hiç olmazsa bayramlarda acılarını kısmen unutmalarını, bayramların manalarına uygun bir haz almalarını sağlayabiliriz. Özellikle yetim ve yoksul çocukların ellerine, yüzlerini güldürecek birer hediye paketi sıkıştırılması onların bayramın geldiğini anlamalarına vesile olabilir.
Kudüs Vakfı, Filistin’deki yetim ve yoksul çocukların biraz olsun bayram sevinci yaşayabilmeleri için bayram hediyesi kampanyaları düzenlemektedir. Bu hediye paketleri hem Ramazan hem de Kurban bayramlarında hazırlanmaktadır. Sizler de böyle bir hediye paketinin hazırlanmasına vesile olarak Filistin’deki bir yetim çocuğun yüzünü güldürebilirsiniz.
Eğitim ve Sağlık Yardımları
Bir çocuğun, bir neslin geleceğini hazırlamak eğitimle olur. Bir insanı hayata kazandırmakta ve hayatı onun için anlamlı kılmakta en önemli etken eğitimdir. Bir toplumun geleceğini hazırlamak da onun yetiştirdiği nesle iyi bir eğitim vermekle olur. Bunun için insanlık tarihinde eğitimin özel bir yeri ve önemi vardır. Filistin’de oldukça zor şartlarda hayatlarını sürdürmek zorunda olan insanların çocuklarının da eğitim imkânlarından yoksun kalmaması için bir şeyler yapmak gerekmektedir.
Kudüs Vakfı, Filistin’de yetişen nesli iyi bir geleceğe hazırlamak amacıyla eğitime destek amaçlı muhtelif kampanyalar düzenlemektedir. Bunlardan biri okulların açılmaları döneminde hazırlanan okul çantalarıdır. Bu çantaların içine bir yıl boyunca ihtiyaç duyulacak bazı kırtasiye maddeleri de konularak ihtiyaç sahibi çocuklara verilmektedir. Vakfımız ayrıca bazı çocukların okul kıyafetlerinin temin edilmesinde de yardımseverlerle ihtiyaç sahibi çocuklar arasında köprü olmaya çalışmaktadır.
Eğitim kadar sağlık hizmetleri de büyük bir ehemmiyet arz eder. Bu yüzdendir ki geçmiş insanlar “her şeyin başı sıhhattir” demişlerdir. Kanuni’nin: “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi; Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” beyti gayet meşhurdur. On binlerce insanın yaralandığı, her gün yaralılara yenilerinin katıldığı Filistin’de sağlık hizmetleri çok daha büyük bir ehemmiyet arz ediyor. Kudüs Vakfı, bu alanda da hizmette bulunmak, hayır yapmak isteyenlere öncülük etmek için projeler geliştirmektedir. Bu çerçevede geliştirilen projelerden biri yeni sağlık merkezleri açılması projesidir. Çünkü mevcut sağlık merkezleri ve kurumları ihtiyacı karşılamıyor. Ayrıca yaralıların tedavilerine katkı, yoksul aileler için ilaç temini, sağlık kurumlarına teçhizat temini gibi muhtelif projelerle de sağlık hizmetlerine katkıda bulunulmaktadır.
Hayır Projelerine Destek
Kudüs Vakfı, yardım çalışmalarında Filistin’in dâhilinde faaliyet yürüten hayır kuruluşlarıyla işbirliği içinde hareket etmektedir. Bu çerçevede söz konusu hayır kurumlarının geliştirdiği birtakım hayır projelerine de mümkün olduğunca katkıda bulunmaktadır. Bu projelerin mahiyeti, nerede ne gibi bir projeye katkıda bulunulacağı hakkında isteyenlere bilgi verilir.
Tarihi Eserlerin İhyası
Filistin tarihi eser yönünden oldukça zengindir. Çünkü insanlık tarihinin ve muhtelif uygarlıkların en önemli merkezlerinden biridir. Özellikle vahye dayanan kültürlerde özel bir yeri vardır. Bu yüzden vahye dayanan kültürlerin büyük önem verdiği eserleri bağrında barındırmaktadır. Bunların başında da Müslümanların ilk kıblesi ve harem mescitlerin üçüncüsü olan Mescidi Aksa gelmektedir. Ama ne yazık ki bu kutsal mekânlar ve koskoca bir tarihi özetleyen önemli eserler çoğunlukla yıkılmaya terk edilmiştir. Bazılarının amacı dışında kullanılmasına imkân tanınmıştır. Bazıları kasıtlı olarak tahrip edilmiştir. Bütün bu uygulamalarla İslâm uygarlığının bu topraklardaki izlerinin silinmesi amaçlanmaktadır. Ama bizim bu konuda dikkatli ve duyarlı olmamız, o koca uygarlığın izlerinin silinmesine, kutsal mabetlerin harabeye dönüştürülmesine fırsat vermememiz gerekir. Bunun için yıkılmaya terk edilen mabetlerin ve tarihi eserlerin ihyası için yapılan çalışmalara destek vermeliyiz. İşte Kudüs Vakfı bu konuda yapılan girişimlere destek amacıyla duyarlılık sahibi insanlarımızla o eserleri ihya için çalışma yürütenler arasında köprü olmakta, bu amaçla yapılacak yardımları yerlerine ulaştırmaktadır.
Filistin için ne yapabilirim ?








